Sanatta Uyanıklık Yok - MEHMET KIYAT

Sanat,  erdemli kişilerin işi. Boş zaman değerlendirmesi, ayrıcalık kazanma, özenti, duvarlarla kitaplıkları doldurma, ona-buna çalım satma işi değildir sanat. Birikimsiz, sevgisiz, kişilik düzeltme, yoğunluksuz bir yakınlık değildir o.

Allak bullak edilmiş bir yaşamdan kaçarak düzlüğe çıkma, yararsızlık kapılarında bekleyerek saçmalıktan kurtulma oyunu da değildir. Yüreği ve beyni yeni bilgiler ve yüceliklerle dolu kişiler sanattan tad alıp, ona da yeni tadlar verebilirler ancak.

Kılıfına uydurulmuş düzenbazlıklara kapılarak yeni kazanç yolları aramak sanatçı duyarlığa hiç yakışmaz. Kalıntıyla uğraşmaz sanatçı. Tözüne töz katmadıktan, sanata yeni ufuklar açmadıktan sonra yapılan işin kalıcılığı da olamaz.

Sanat yapıtı sanat galerilerinde alınabilir… Bunun dışındaki çabalar, cinlikler sanata zarar verir. Sanatçı atölyeleri yapıt pazarlama yeri değildir. “Ucuz aldım” diye alıcı da boşuna kendini aldatmasın… Birkaç yıl sonra bile aldığı fiyata satamaz onları. O alış-veriş sırasında karşılıklı küçüldüklerini de hiç unutmasınlar.

Sanatta uyanıklık yok!.. Ekinli, tok gözlü bir yakınlıktır önemlisi. Kısa sürede köşe dönme oyununa özendin mi yandın demektir. Satıcı-alıcı durumuna getirdin mi işi, sanat alıp başını gider… Bir daha da zor yakalarsın onu.

Sıradanlaştırılmış bir işin önü kapalıdır hep. Onu-bunu kafaya alarak sanat yaptım diyemez kimse. Göstergelerde kalarak sanatın altın uçurtmasına binemezsin.

Nadasa bırakarak başarılı olamaz, göz boyama oyunlarıyla tarihle anlaşamazsın dostum. Yanılsama yanılsama dolaşarak saçmalıktan kurtulamadı kimse.

Yeteneksizliğini atölye satışlarıyla kapattığını sanıp, sanat yapıyorum diyerek kimseyi kandıramaz, olsa olsa kendi çöküşüne çöküşler katarsın ancak, unutma.

Mehmet Kıyat

25.08.2010/Ankara